4 Saat Süren Takas
Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce kişi, Seferihisar Belediyesi’nin yerel tohumları yaşatma mücadelesini katıldı. Para geçmeyen pazarda katılımcılar artık üretimi yasak olan yerel tohumları birbirleriyle takas etti. 
 
Seferihisar Belediyesi’nin dördüncü kez düzenlediği Tohum Takas Bayramı’nda, Belediye tarafından dağıtımı yapılan 3 bin tohum adeta kapışıldı. Tohum takası için sıraya giren yüzlerce  kişinin takas etkinliği yaklaşık 4 saat sürdü.
 
28 Şubat Cumartesi günü Türkiye’nin Sakin Şehir Başkenti ünvanlı ilçesi Seferihisar’da, Tohum Takas Bayramı ve Tohum Çalıştayı düzenlendi. Etkinliğe İstanbul, Ankara, Aydın, Muğla ve çeşitli illerden katılımcılar gelirken, Muğla Tohum Takas Derneği, İzmir Yerel Tohum Derneği, Bodrum Tohum Derneği, Datça Tohum Derneği, Çankaya Belediyesi Tohum  Müdürlüğü de etkinliğe katılan dernek ve belediyeler oldu.
 
Türkiye’de 2006 yılında çıkan yerli tohumun satışının yasaklanmasını öngören yasaya karşı 2011 yılından itibaren Tohum Takas Şenlikleri yaparak yerli tohumun yok olmaması için mücadele eden Seferihisar Belediyesi, Can Yücel Tohum Merkezi’nde çoğaltılan “fındık domates”, “kiraz domates”, “uzun patlıcan”, “köy biberi”, “tatlı yeşilbiber”, “pembe domates”, “isot biber”, “ayaş domates”, “susuz deşti Adana domates” tohumlarından oluşan 3 bin tohumun dağıtımını gerçekleştirdi.
 
Tohum Takas Şenliği’yle birlikte Seferihisar Belediyesi, Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği (YKKED) ve Seferihisar Kent Konseyi ortaklığıyla Köy Enstitülerinin 75. Kuruluş Yıldönümü ve  Hasan-Ali Yücel’in Aramızdan Ayrılışının 53. Yılının Anısına düzenlenen Tohum Çalıştayı’nda Türkiye’nin önemli akademisyen, gazeteci ve siyasetçileri yer aldı.
 
YKKED Mandolin topluluğunun mini konseriyle başlayan çalıştayın açılış konuşmaları Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, YKKED Genel Başkanı Prof.Dr. Kemal Kocabaş, Hasan Ali Yücel’in torunu ve Can Yücel’in kızı DEÜ Öğretim Üyesi Doç.Dr. Güzel Yücel tarafından yapıldı.
 
Üç oturumdan oluşan çalıştayın ilk oturumunda 2015 seçimleri ve Türkiye’nin geleceği konuşuldu. Oturumun moderatörlüğü CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner tarafından yapıldı. Oturumda konuşmacı olarak gazeteci-yazar Hıfzı Topuz, felsefeci-eğitmen Prof.Dr Ahmet İnam, gazeteci-yazar Orhan Bursalı, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi Doçenti-Radikal Gazetesi köşe yazarı Doç.Dr. Koray Çalışkan yer aldı.
 
Günün ikinci oturumunda Kırsal Bölge Kalkınmasında Köy Enstitüleri, Tarımsal Üretim, Kooperatifçilik ve Halk Kültürü adıyla gerçekleşti. Moderatörlüğünü İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ferdan Çiftçi’nin yaptığı oturumda, Ege Üniversitesi Tarım Politikası ve Yayım Bilim Dalı -Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Tayfun Özkaya, akademisyen-siyasetçi Prof. Dr. Yakup Kepenek, Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Neptün Soyer ve Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkan Yıldız konuşmacı olarak yer aldı.
 
Üçüncü ve son oturumda ise Köy Enstitülerinin güncel karşılığı neydi, 2015 Türkiye’sinde Eğitim, Kültür ve Sanatta Neler Oluyor? Konuları tartışıldı. Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Serdar Kızık’ın yönettiği oturumda,  yüksek mimar-yazar Cengiz Bektaş, Sosyolog-yazar Prof. Dr. Firdevs Gümüşoğlu, gazeteci-yazar Alper Akçam, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi-yazar Prof.Dr.Binnur Yeşilyaprak konuşmacı olarak yer aldı.
 
Etkinliğin ev sahipliği yapan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer yaptığı konuşmada şunları söyledi:
 
“Türkiye’de inanılmaz kaotik bir gündem yaşıyoruz. Toz-toprak-sis-bulut içerisinde ortalık. İşte iç güvenlik yasası için inanılmaz işler yaşanıyor. Umudun çok azaldığı korkunun çok büyüdüğü günlerden geçiyoruz. Bütün bu gündem içerisinde gözden kaçırdığımız çok temel bir şey var. 12 Bin yıl boyunca dünyanın tahıl ambarı olmuş bu topraklarda, tarımı bitirmeye çalışıyorlar. İki temel tercihleri var. Tarımı dışa bağımlı hale getirmek ve sadece Endüstriyel boyutta yapılmasını mümkün kılmak. Biz dışa bağımlı olmak zorundayız tarımda diyorlar. Onun için gübreyi, samanı ithal eder hale geldik. İkincisi bu tarım denilen şey endüstriyel boyutta yapılmalı öyle köylünün çiftçinin yapacağı iş değil diyorlar. Bu nedenle bir gecede 16 Bin köyü kapatıverdiler. 16 bin köyün kapatılması demek bu insanların kentte işsiz ordusuna katılması, potansiyel gecekondu nüfusuna dahil olması, köylünün toprağıyla kentlinin sofrasının kopması demek. İstiyorlar ki sadece büyük şirketler tarım yapsın.  12 bin yıl boyunca tarımın insanlığın gündemine oturduğu bu topraklarda tohumun da dışa bağımlı olmasının yollarını arıyorlar. 5553 sayılı yasada tohumun dışa bağımlığının önünü açıyor. Biz köylünün ve yerel tohumun yaşaması için mücadelemizi sürdüreceğiz.
 
Programın sonunda Seferihisar Çocuk Belediye Başkanı Defne Kepcan da kısa bir konuşma yaparak katılımcılara teşekkür etti.
 
Yine etkinliğin sonunda gelen usta edebiyatçı Yaşar Kemal’ın vefat haberi tüm katılımcıları üzüntüye boğdu. Başkan Soyer büyük usta ışıklar içinde yatsın diyerek katılımcıları bir dakikalık saygı duruşuna davet etti.
{gallery}1499{/gallery}