• olaganustu
Başkan Soyer’den Olağanüstü Mecliste Çarpıcı Açıklamalar

-Bizden önceki yönetim 61 yer satışı yapmış.

-Bu tencere dibin kara benimki senden kara durumu.

– Biz borç ödemek için yer satmıyoruz.

-Devlet tüm harcamalarımızı müfettişleriyle denetliyor, 1 Kuruş açığımız yok.

-İçişleri Bakanlığı borçlanmamıza izin vermedi.

-Çarşı merkezindeki eski Kültür Merkezi’ni yıkıp Seferihisar ve Seferihisarlıya gelir arttırıcı bir tesis yapacağız.

-Ne yazık ki 2000’lerin öncesinde sarkan bu borç nedeniyle SGK, Kültür Merkezi’nin icrayla satışıyla ilgili bir karar aldı. Bunu engellememiz gerekiyor.

-Daha çok tasarruf yapıp gelirlerimizi artıracağız.

-Seferihisar Belediyesi’nin şanına yakışacak yatırımlar yapmak için bu kararları alıyoruz.

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, olağanüstü meclis toplantısında yer satışlarının siyasi malzeme yapılmasını ağır bir dille eleştirerek; “Bizden önceki yönetim 61 yer satışı gerçekleştirmiş. Bu “tencere dibin kara benimki senden kara durumu.” Biz borç ödemek için yer satmıyoruz. Bugünkü yerel yönetim mevzuatı nedeniyle Seferihisar’a yatırım yapabilmek için satış gerçekleştiriyoruz. ”dedi.

Seferihisar Belediye Meclisi 21 Eylül Pazartesi günü Saat 11.30’da Seferihisar Belediyesi’nde olağanüstü olarak toplandı. Toplantıya Cumhuriyet Halk Partili ve Adalet ve Kalkınma Partili Belediye Meclis Üyeleri tam kadro katıldı.

Meclis toplantısında konuşan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar’la ilgili büyük hayallerinin olduğunu ve bu hayalleri gerçekleştirmek için bazı yerlerle ilgili satış yetkisi almak için meclisi topladığı açıkladı. Başkan Soyer, meclis toplantısında şu açıklamaları yaptı:

GEÇMİŞ YÖNETİMDEN KALAN MİLLİ EMLAK VE SGK BORCU 20 MİLYON LİRA

Bildiğiniz gibi 2009 yılında Belediye Başkanı olarak seçildim ve 6,5 yıldır bu görevi sürdürüyorum. 2009 yılı öncesi yani 28 Mart 2009 tarihi itibariyle Seferihisar Mal Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na 20 Milyon 334 Bin 408 Lira borcu bulunmaktadır. 2009 öncesi görev yapan Belediye, 61 adet yer satışı yapmış. Bunlardan bir tanesinin ilginç bir hikayesi var. Geçen dönem Kazaklar olarak bilinen şirkete satış yapmış olduğumuz yer. İngiliz bir şirkete satılmaya çalışılmış, bir protokol yapılmış, bir ödemede alınmış fakat bu sözleşme iptal olduğu halde, alınan ödeme geri ödenmemiş. O dönem belediyenin yaptığı satış nedeniyle, ödemesi gereken parayı da biz ödemek zorunda kaldık.

BU SATIŞLAR ASLA GİDERLERİ KARŞILAMAK İÇİN YAPILMIYOR

Bunları şunun için anlatıyorum; Bizden önceki yönetim 61 yer satışı yapmış. Yani bu “tencere dibin kara benimki senden kara” durumu. Bu meseleler bir siyaset malzemesi olarak kullanılamayacak

kadar önemli meseleler. Bu satışlar asla giderleri karşılamak için yapılan satışlar değil. Belediyenin varlığını devam ettirmesi, Seferihisar halkının refahını arttıracak Seferihisar’ın sahip olduğu potansiyelleri üzerinde yaşayan insanlara yansıtacak çalışmaları yapabilmemiz içindir. Bugüne kadar 6,5 yıl boyunca defalarca müfettiş incelemesine tabi tutulduk. Defalarca evraklarımızda yapılan şikâyetler nedeniyle incelemelerde bulunuldu. Bir tek kuruş, yanlış harcanmış, fazla harcanmış, bir tespit yapılmadı. Bunu şunun için söylüyorum, bunu siyaseten kullanılmasın derken, en çok kullanılabilecek malzeme olarak gözükür. O sattı, sen daha fazla sattın. O daha az sattı sen daha fazla sattın. Bu meselelerin tek bir sebebi var: O da bugünkü yerel yönetim mevzuatıdır. Hangi belediye başkanı hangi belediye meclis üyeleri olursa olsun, aralarındaki fark çok minimal düzeyde kalacak farklardır. Hepimiz çünkü aynı yasal mevzuata tabiyiz. Herkesin yaptığı harcamalar aynı şeklide denetime tabidir. Ve dolayısıyla burada eksik yanlış fazla harcama yapmak, savurganlık yapmak. Bunlar mümkün değildir. Bunlar zaten çok ince bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilgili kurumları tarafından denetlenmektedir. Dolayısıyla bu bir siyaset malzemesi olarak kullanılmamalıdır.

BÜTÜNŞEHİR YASASIYLA GELEN KÖY YERLERİNİ KESİNLİKLE SATMIYORUZ

Bakın siyaset gereği bir yeri satıp satmamakla ilgili başka bir örnek vereyim. Örneğin köy mallarıyla ilgili bir ilke kararı aldık. Dedik ki Bütünşehir yasasıyla devralınan köy yerleriyle ilgili satış yapmayacağız. Neden? Çünkü oradaki malların tek tek oranın insanları tarafından elde edilmiş mülkler olduğunu biliyoruz. O köyde yaşayan insanların emeklerinin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Bütünşehir yasasıyla ilgili orada bir mağduriyet yaşanmasına vicdanen razı gelmediğimiz için bir ilke kararı almıştık. Bu bir siyasi tercih ve karardır.

BU YERLERİ KİMSE ÇOK ÇALIŞIP ALMADI!

Ama diğeri bir tarihte Milli Emlak’la o günkü devletin bazı organlarıyla zaten bu topraklarda var olan bazı coğrafi parseller, kimisi Milli Emlak’a kimisi hazineye kimisi Orman Bakanlığı’na kimisi Belediyeye aktarılmış gayrimenkullerdir. Bunu böyle bilmekte fayda var. Geçmiş dönem belediye başkanlığı yapan ekip, çok çalıştı da bazı gayrimenkuller edindi(!) Böyle bir şey yok arkadaşlar. Bunu da aklımızdan çıkarmamız lazım. Dolayısıyla şunu söylemeye çalışıyorum. Birincisi bu satışları bir siyasi argüman haline getirmemek lazım, bu yanlış olur. Herkesin birbiriyle ilgili söyleyecek çok şeyi çıkar. Bunlar gerçekçi ve adil yaklaşımlar olmayabilir. O nedenle naçizane bunları söylemek istiyorum. İkincisi bu minimal meseleye geleyim. Evet yönetimler seçimle geliyor ve bu seçilen yönetimlerde daha iyi yönetimler koymak iddiasıyla geliyor. Memleketlerine daha fazla fayda yaratmak iddiasıyla geliyor. Bizde bu iddiayı sürdürüyoruz. Bugün yapmaya çalıştığımız şey, bugün alacağımız kararlar tek tek bunların hepsini satmak değil.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KREDİMİZE ONAY VERMEDİ, SGK KAPIDA

Bizim yapmaya çalışacağımız şey, bugün üzerimize yoğunlaşan bir uygulama var. Bundan da bahsedeyim. Çünkü Seferihisar Belediyesi ait hiçbir gayrimenkulü hiçbirimiz satmak istemeyiz. Niye satalım ki dursun orada hiçbir şey yapmasak bile. Ama bu noktaya neden geldiğimizi de bilgilerinize sunayım. Şu nedenle; 1 Eylül itibariyle SGK’dan bir yazı aldık. Bizim yatırım yapmak istediğimiz Seferihisar’a gerçekten fayda yaratacağına inandığımız eski Kültür Merkezi binamız. Bildiğiniz gibi oldukça eskidi, yıprandı ve kent merkezine artık yakışmayan bir bina görünümünde kaldı. Bunun yerine güzel şık belediyemize de faydası olacak aynı zamanda Seferihisarlıya fayda sağlayacak bir

yatırım yapmayı planlıyoruz. Aylardır birçok görüşmelerimiz oldu bu konuda. Fakat ne yazık ki 2000’lerin öncesinde sarkan bu borç nedeniyle SGK buranın icrayla satışıyla ilgili bir karar aldı. Aynı döneme denk geldi. İçişleri Bakanlığı’na yaptığımız borçlanma talebi reddedildi ne yazık ki. Biz bir özel bankadan Belediyemizin kredi kullanabilmesi için talepte bulunmuştuk hatırlayacaksınız. Geçen mecliste de bunla ilgili bir yetki istemiştik sizden. 5 Milyon Liraya kadar borçlanmayla ilgili. Bu yetkiyi aldı meclisimiz. Ne yazık ki İçişleri Bakanlığı kabul etmediği için borçlanma talebimizi bu da mümkün olamadı. Dolayısıyla bir tarafta Mal Müdürlüğü’nün getirdiği hacizler bir tarafta SGK’nın getirdiği icra yoluyla satış kararları. Banka hesaplarımıza uygulananlar. Bir yandan da İçişleri Bakanlığının onay vermediği borçlanma talebimiz nedeniyle bir sıkıntı durumu hasıl oldu.

KÜLTÜR MERKEZİNİN YERİNE ÇOK YAKIŞACAK BİR TESİS YAPACAĞIZ

Yani örneğin eski kültür merkezi binasının da bizim çok ivedi olarak çözmemiz lazım ki sonra ah vah demeyelim. Orda biz kamu menfaatini düşünerek bir şey yapacaktık ama ticari bir menfaat şahıs bambaşka bir şey düşünebilir. Dolayısıyla bu yetkiyi bize bu tür durumlar karşısında hareket etmemizi mümkün kılacak bir kabiliyet yaratacak. O nedenle gündeme getiriyoruz. Son olarak şunu da söyleyeyim, elbette her yönetim daha fazla faydalı olmak ister. Elbette ki her yönetimin daha fazla faydalı olmak isterken, yaptığı uygulamalar, içerisinde eksik olanlar hatalı olanlar vardır. Kimine göre onu savurganlık olarak değerlendirilir kimine göre mecburiyettir. Olabilir bunlar biraz sübjektif değerlendirmelerdir. Ben bunların hiçbirini yadsımıyorum. Biz mutlaka ve mutlaka daha çok tasarruf yapmak ve mutlaka ve mutlaka gelirlerimizi daha çok arttırmak zorundayız. Bu 6,5 senenin bize öğrettiği çok önemli tecrübelerden biridir. Bunu mutlaka yapacağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Özetle biz daha çok tasarruf yapmaya ve gelirlerimizi daha çok arttırmaya gayret edeceğiz. Bugün almayı teklif ettiğimiz kararlar önergeler bu çerçevede Seferihisar Belediyesi’nin şanına layık adına layık hizmetleri yürütmesini mümkün kılmak için aldığımız kararlar olacaktır.

Belediye olağanüstü meclis toplantısında görüşülen konular yapılan oylamada oy çokluğuyla kabul edildi.