• İzmir Barosu’ndan Destek
  • İzmir Barosu’ndan Destek
İzmir Barosu’ndan Destek

Seferihisar’ın Orhanlı Vadisi’ne taş ocağı yapılabilmesi için verilen ÇED olumlu kararı bölge halkını ayaklandırmış ve geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili bölgede bir eylem düzenlenmişti. Verilen ÇED olumlu kararına ilişkin bir tepki de İzmir Barosu’ndan geldi.

Konuya ilişkin görüşlerini açıklayan İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, Zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlere ilişkin özel düzenlemeler olduğunu belirterek, “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.” dedi. Türkiye’nin 2005 yılında ‘Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Antlaşması” na da taraf olduğunu hatırlatan Baro Başkanı Av. Aydın Özcan, Anayasamızın 2. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti tanımına da atıfta bulunarak “hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, Anayasa’nın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda Valiliğin, uluslararası sözleşme kapsamında hareket ederek, taş ocağı çalışmalarını kolaylaştırma amacından önce, zeytinlikleri koruma amacı gütmesi gerekirdi. Yapılması planlanan faaliyet açıkça kanuna aykırı olması yetmediği gibi, çevrede oluşacak büyük zarar göz ardı edilmiştir. ÇED olumlu kararı verilmesi kamu yararıyla bir bağlantısı olduğu düşünülemez” dedi.

İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan sözlerini, “kentimizi ilgilendiren tüm konularda elini taşın altına koymaktan hiçbir zaman çekinmeyen, gerekli hukuki müdahaleleri hızlıca yapan İzmir Barosu bu çevre katliamı girişimine de sessiz kalmayacaktır. Konu hakkında Kent ve Çevre Komisyonumuz değerlendirmesini tamamladıktan sonra İzmir için, geleceğimiz için yasal tüm başvuruların yapılacağının bilinmesini isteriz” diyerek tamamladı.

Projenin planlandığı Orhanlı vadisi, zeytinlikler, ormanlar ile kaplı, hem biyolojik çeşitlilik hem de geleneksel üretim için İzmir’in en önemli alanlarından biri. Planlanan taş ocağı Orhanlı Vadisi’nin Kayalca tepe mevkiinde yer alıyor. Vadide yetiştirilen erkence zeytiniyse, İzmir Yarımada’ya özgü, binlerce yıldır üretilen son derece nadir bir zeytin türü. İzmir mutfağında en kıymetli zeytin olarak bilinen ‘hurma’ zeytinse sadece bu türden üretilebiliyor. Bu zeytin türü lezzetli ve sağlıklı yağ üretiminde kullanılıyor. Geleneksel erkence zeytinlikleri karakteristik olarak hiç sulanmadığı, sürülmediği ve hiçbir kimyasala maruz kalmadığı için dünyanın en saf ve sağlıklı zeytinyağlarından birinin üretiminde kullanılıyor. Seferihisar’ın Orhanlı Vadisi ise erkence zeytini ağaçlarının bugüne kadar en iyi korunduğu vadilerden, aynı zamanda bu ırkın gen merkezlerinden biri.