• DSC_8371
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
  • Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi
Kılıçdaroğlu Sodem İçin Seferihisar’a Geldi

Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği’nin (SODEM) Seferihisar’da 12-13 Mart tarihlerinde düzenlediği Yerel Yönetim Ödülleri toplantısı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

Seferihisar’daki SODEM toplantısına katılmak için İzmir’e gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplantıdan önce Seferihisar’ı ziyaret etti. ilçe girişinde Belediye Başkanı Tunç Soyer ve coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, Dutlaraltı Meydanı’nda vatandaşlarla buluştu.

SODEM toplantısı için Sığacık Euphoria Otel’e geçen Kılıçdaroğlu yaptığı konuşada yerel yönetimlerde CHP’ye yapılan haksızlıkların altını çizdi. AK Partili Belediyelerle CHP’li belediyelere aynı şartların sağlanmadığını belirten Kılıçdaroğlu, aynı zamanda CHP’li belediyelerin yaptıkları işleri yeterince anlatamadıklarını da kaydetti. Kılıçdaroğlu, “Bizim dışımızdaki belediyeler bir pire yapıyorlar. Onu deve diye satıyorlar ama biz deve yapıyoruz bir pire kadar bile satamıyoruz. Belediye başkanlarımız, başarılı işler yapıyorlar ama mütevazi kişiliklerinden genişi kitlelere bunu aktırmıyorlar. Ama aktarmalıyız ki, halk nefes almak için CHP’li belediyelerin olduğu yere gider. Tipik bir örnek vereceğim. Köklü tarihi olan Bursa’yı düşünün, başkent Ankara’yı düşünün. Bir de arada Eskişehir var Turistler, Eskişehir’e gelir. Biri vaha gibi orası. Kültür havzasına dönüşmüş durumda. Güzel şeyler yapıyoruz ama yeteri kadar anlatamıyoruz” dedi. Belediye başkanlarına kentli ne ister sorusunu yönelten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Kentli vatandaş, önce der ki ‘alt yapı sorun olmasın’ bunu ister. Bu sorunun temel sorun olduğu kavramıştı. Ulaşım sorunu olmasın ister. Çevre kirliği olmayan bir kent ister. Kışın yoğun duman sisi içinde yaşamak istemez. Doğayı parkı olana güzel biri kent ister. Başka ne ister? kentinin bir kimliği olsun ister. Ben burada yaşıyorum. Ankara Yeni Mahalle’de yaşıyorsa, Yeni Mahalleliyim, Ankaralıyım, Eskişehirliyim İzmirliyim demek ister. Ona sahip çıkmak ister. Kentini estetik değerlerine dokunulmamasını ister. Eğer bir yerde tarihi eser varsa yapılaşmanın tarihi eseri gölge düşürmemesini ister. Tabela kirliliğinin olmadığı bir kent ister. Bunlar kentli olmanın asgari normları. Çocuklarına uygun sosyal yaşam isterler. Kenti kendisine sorulmasını ister. Ben başkanı setçimi ama o beni dinliyor dere. Bazı projelere beraber karara verdik der” dedi.
VATANDAŞA DANIŞIN NASİHATI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarından halkla iç içe olunmasını ve onlara danışmalarını da isteyip, “Ben hatırlarım kaldırım taşı döşenirken bile kentlilerden fikir alındı. Bunun önemi yokmuş gibi düşünebilir ama halk şunu düşünür ‘belediye başkanı benim düşünceme saygı gösteriyor’ der, bunu düşünür. Kentli kendisi dışındaki canlılara da saygı ister. Bu bazen biri ağaçtır, bazen bir kedidir. Bunu en çok bizimi çocuklarımız söyler, ister. Kentin kendisine değil bizimle beraber kentte yaşayan canlılara değer vermek zorundayız. Bunlara baktığımız zaman bizim CHP’li belediyeler bir ilke sahiptir. Örneğin ilk toplu konut projesi CHP’li belediye yapmıştır. İlk metroyu ilk CHP’li belediyeler yapmıştır. İzmir’in metro maliyeti İstanbul’un 3’te bir fiyatına yapar. Bu fiyatlara rağmen Ankara ve İstanbul beceremedi yapamadı, ulaytırma banlığı el koymak zorunda kaldı. İzmir tek başına hayata geçirdi. Bu aslında biri CHP’li belediyenin neler yaptığını gösteriyor. Aynı zamanda bizim faaliyetlerimiz de engelleniyor. İlk metrobüs uygulamasını 40 yıl önce Ankara’da CHP’li belediyesi yaptı. Tanzim satış CHP’li belediyeler hayata geçirdi” dedi.

CHP’li belediyelerin, tent rantını rantçıya değil kentliye verdiğini de vurgulayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , “Belediye başkanlarımdan gecekondu bölgelerine kreş açmalarını istiyorum. Orada yoksul kadınlar, çocuklarını getirsin. Onlara her türlü hizmet verilsin. O kadınlara kenti yaşamalı, alışveriş merkezine gidebilmeli, sinemaya gidebilmeli. Denizin kıyısına gidip hayatı yaşayabilmeli. Bütün bunlara bakıldığı zaman CHP’li belediyeler, gerçekten önemli görevler yapıyorlar ama sanki CHP’li belediyeler hiçbir şey yapmıyor gibi algı yaratılıyor. Madem ki hizmete veriyoruz. Başkan olduğumuz yerlerde sürekli oy oranımızı artırıyoruz. O zaman biz halka güven veriyoruz demektir. Şimdi bunu Türkiye sathına yaymalıyız. Sosyal demokrat bir belediye iyi hizmet verir, mutlu hizmetler yaratmak insanları mutlu kılmak için yola çıkara. Her kuruşun hesabını kendi vatandaşına veren belediyedir. İktidarın baskını sonuna kadar arkasında hissederler. Bir ara polis basarsa hangi önlemleri alacaksınız diye özel bir bilgi vermiştik. Kendi belediye başkanlarına izni bir günde çıkartıyorlar, bizim belediye başkanlarımıza 3 yıl geçiyor hala çıkmıyor, vermiyorlar. Ama ister versinler ister vermesinler kentleri çağdaş kent haline getirmek çağdaş kimlik vermek bizim vazgeçilmez görevimizdir” dedi.
İBADATHANELERE İLGİ TAVSİYESİ
Belediye başkanlarına seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Nerede bir ibadethane varsa temizliğini yapın. Halk, ibadetini yapakken güzel temiz alanda ibadet etmesini ister. İster cami, cemevi, kilise, havra olsun herkese hizmet veriler ama bunun propagandasını yapmazlar. Vatadaşın yaşam tarzı, kimliğinden, inancından dolayı ayırmazlar. Bütün vatandaşlarını kucaklarlar. Güzel hizmet vermeleri için böyle bir çatı altında örgütlenmeleri ayrıca güzel. Ortak ses çıkarmamız lazım. Belediye başkanımız gitmiş üreticimizin malını toptan alıp okullara dağıtabiliyor. Hem üretici memnun, hem başkanımız önemli bir görev yapıyor, hem de portakalları yiyene öğrenciler mutlu bunu yapmak hepimizin görevidir. Bizim yaptığımız görevleri bazen birileri ‘biz yaptık’ diye satın alıyor İzmir kuş cennetinde, filamingo adası yapıyor dünyanın parasını harcıyor belediye, hükümet bunu biz yaptık diyor satın alıyor onlar bizi yaptık diyor biz olsak utanırız ama onlara biz yaptık diyor” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalar Belediyesi’nin CHP tarafından kazanılmasından sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaklaşımını da eleştirdi.

Ev sahibi Seferihisar Belediye Başkanı ve SODEM Başkanı Tunç Soyer SODEM’in amacını anlatan bir konuşma yaptı. Başkan Soyer, “Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği SODEM, Sosyal Demokrat yerel yönetim anlayışını yaygınlaştırmak ve başarılı belediyecilik uygulamaları hakkında Türkiye ve dünyada güçlü bir algı oluşturmak için kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. SODEM sosyal demokrat belediyeler arasından zaten var olan görünmez ağı daha da güçlendirmekte ve deneyim paylaşımı için bir ortak zemin yaratmaktadır. Dahası bir belediye başkanının en çok ihtiyaç duyduğu iki şeyi, yani KAYNAK ve FİKİR geliştirmek için ulusal ve uluslararası bir deneyim ve bilgi merkezi olarak hizmet vermekte, kaynağı ve iyi fikirleri bulmakta, onlara ulaşmada etkin bir lobi faaliyeti planlamaktadır. Bugün SODEM üye belediyelerine ödüllerden başka bir hediye daha sunuyor. Uluslararası uzmanlarla geliştirdiğimiz AKADEMİSODEM’i size tanıttık. Brüksel’de daha fazla Avrupa Birliği fonlarına mı ihtiyacınız var, geleceğe dair yeni bir vizyon mu geliştirmek istiyorsunuz, ulusal ve uluslararası basınla daha etkili bir network mü yapmak istiyorsunuz, Brüksel’den Washington’a bir uzman ve lobi ağına mı ihtiyaç duyuyorsunuz, varolan projelerinizle ilgili fikir alışverişi mi yapmak istiyorsunuz, tamamı ve daha fazlası AKADEMİSODEM tarafından size sunulacaktır” dedi.
“SOSYAL DEMOKRASİNİN AMACINI ANLATMAK BİZİM GÖREVİMİZ”
Sosyal Demokrasiye duyulan ihtiyaca vurgu yapan Başkan Soyer, “Bugün bu topraklarda, belki de tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar sosyal demokrasiye ihtiyacımız var. Gelir düzeyi en düşük %10 u ile en yüksek %10 arasındaki farkın 13 kat olduğu, bu nedenle gelir dağılımındaki adaletsizlikte Avrupa 1.si, dünya 5.si olan bir ülkeyiz. Sosyal Demokrasi, yaşanan eşitsizlikleri, adaletsizlikleri demokratik yöntem ve uygulamalar ile en aza indirgeyebilecek, insani ve çağdaş yegane yaklaşımdır. İnsanlığın bir arada yaşam formülü olarak, binlerce yıl boyunca damıtarak yarattığı bu ideoloji, yürütülen kimlik siyasetiyle ayrıştırılan kardeşlerimizin, ortak paydalarından yola çıkarak, kapsayıcı, dayanışmayı güçlendirerek birleştirici, barışçı ve getirdiği çözümlerle, adil, eşit, şeffaf ve insanca bir düzen ortaya koymaktadır. Sosyal demokrasi, insanlığın, diktatörlükler, savaşlar ve büyük acılar pahasına ortaya koyduğu bir yaşam modelidir ve arkasındaki, güçlü tarih, felsefe ve sosyal birikimle gelecekte de belirleyici rol oynayacaktır. Bunu da tarihsel olarak başarmıştır. Tamamen yıkılan Avrupa’yı tekrar ayağa kaldırmış, müreffeh ve mutlu bir kıta yapmıştır. Bugün için sosyal demokrasinin hayatlarını iyileştirecek en kesin çözüm olduğundan habersiz geniş kitlelere, sosyal demokrasiyi ve erdemlerini anlatmak, inandırmak en çok biz yerel yöneticilerin görevidir” diye konuştu.
“GENÇLER SOSYAL YAŞAMLARINA KARIŞILMASIN İSTEMİYOR”
Son aylarda yaşanan gerginliklerinde altını çizen Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yeni kuşaklar. “yaşam tarzlarına dokunulmaması, yatay toplum ve doğanın savunulması” gibi taleplerle ortaya çıkıyorlar. Bunu Gezi eylemlerinde de, Cerattepe’de de gördük. Bu talepler mahalle örgütlenmelerinden, gönüllülerden beslenen köklü bir siyasal değişim ihtiyacını işaret ediyor. Bu siyasetin en temel parametreleri de yine yerellik ve sosyal demokrasi olacak. Doğanın savunulması ve yoksullukla etkili mücadele kent düzeyinde, yerelde yürütülmedikçe daha da derinleşecektir. Hayat, kentler dünyasını hazırlıyor geleceğe! Herkesin çok iyi bildiği bir önerme var; İktidarın yolu yerelden geçer. Bunun nasıl olacağı ise herkes için o kadar net değil. Önce, hayalini kurduğumuz ülkeyi kendi kentimizde kurmak zorundayız. Her akşam kafayı yastığa koyduğumuzda, bunu ne kadar başarabildiğimizin muhasebesini yapmalıyız. O muhasebe, mevzuatın, mazeretlerin, bahanelerin değil yerine getirilen sözlerin, dokunulan ellerin, güldürülen yüzlerin resimlerini taşımalıdır. Elbette, önümüzde, engel, mani çok ama, aşkla, şevkle yapılan bir işi de hiç bir mani engelleyemez. Bir belediye başkanının kentine, atalarının mirasına, gelecek nesillerine, çocuklarına olan sevgisinin önüne geçecek bir güç tanımıyorum. Bu ortak dilin şifresi sosyal demokrasi olmalıdır ve her belediye yaptığı çalışmaları sosyal demokrasi perspektifinden değerlendirerek yola çıkmalıdır. Ardından, iyi uygulamaların yayılması için, yerel yönetimlerin birbirinden haberdar olmasının önünü açacak çalışmalar yapmalı ve başarılı olanların yaygınlaşmasını teşvik etmeliyiz. Unutmamalıyız ki, başarımız nasıl hepimizin ortak iktidarının kapısını aralayacaksa, başarısızlığımızın faturasını da sadece biz ödemeyeceğiz. Cehenneme sürüklenmek istenen güzelim ülkemizi hakkettiği cennete dönüştürmek bizim ellerimizde. Bir düşünün 231 Sosyal Demokrat Belediye var bu ülkede. Her biri birbirinden güzel, insanların soluk aldığı, doğasının korunduğu kentler” dedi.
SODEM programı 13 Mart Pazar günü Saat 10.00’da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ödüllerini dağıtacağın yerel yönetim ödülleri töreniyle tamamlanacak.