Menü
  • Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!
  • Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!
  • Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!
  • Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!
  • Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!
  • Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!
Seferihisar ve Urla’dan Kol Kola ‘Çiftlik’ Direnişi!

Seferihisar ile Urla sınırları arasında kalan Sığacık Koyu’nda,kurulmak istenen orkinos çiftliği için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının ardından, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile şirket yetkilileri, ‘halkın katılımı toplantısı’ yapmak için mahalleye gitti. Ancak vatandaşlar, toplantıyı protesto ederek, alanı terk etti. Bilgilendirme toplantısı yapamayan görevliler, mahalleden ayrılırken, ‘ÇED olumlu’ kararının iptali için dava açılacağı duyuruldu.

Seferihisar ile Urla sınırları arasında kalan Sığacık Koyu’nda, su ürünleri yetiştiricilik alanı olarak belirlenen 10 No’lu alanda orkinos çiftliği bulunan şirket, hala faaliyette olan çiftliği, 9 No’lu alana taşımak için ÇED dosyası hazırladı. Daha önce de farklı şirketler tarafından balık çiftliği kurmak için istenen, fakat açılan davaların ardından iptal edilen projelere rağmen, başvuru yapan şirkete, ÇED olumlu kararı verildi. Projeyi hayata geçirmek için Urla’nın Demircili Mahallesi’nde bir kahvede halkın katılım toplantısı yapmak isteyen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve şirket yetkilileri, vatandaşların tepkisi ile karşılaştı. Toplantıyı protesto eden vatandaşlar, ‘Hak, hukuk, adalet’, ‘Adalet hemen şimdi’, ‘Orkinos çiftliği istemiyoruz’ sloganları attı. Bölge halkı, üzerinde, ‘Sığacık cenneti cehennem olmasın’, ‘Koylarımızı koruyalım’, ‘Sığacık Körfezi’nde balık çiftliği istemiyoruz’, ‘Yetti gari’ yazılı dövizler de taşıdı.

‘BU KÖRFEZ BABALARININ MALI DEĞİL’

Vatandaşların yanı sıra CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir eski Milletvekili Musa Çam da projeye tepki gösterdi. Tunç Soyer, daha önce aynı bölgede kurulmak istenen benzer projeler için sayısız dava açıldığını ve hepsini de kazandıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Aynı noktaya, aynı şirkete tekrar izin vermek istiyorlar. Biz de aptalız ya, koyunuz ya, yiyeceğiz bu numaraları. Yemeyeceğiz kardeşim. Kaldığımız yerden devam edeceğiz, sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu körfez babalarının malı değil. Bu körfez atalarımızın bize bıraktığı, bizim de torunlarımıza bırakacağımız en büyük zenginliklerimizden biri. Onların kar hırsına feda etmeyeceğiz. Sonuna kadar direneceğiz, mücadele edeceğiz ve buradan onları göndereceğiz. İstedikleri kadar toplantılarını yapsınlar. Orada kimin ne imzaladığının kıymeti yok. Biz hukuki mücadele başlatacağız. Haklarımızı, elde ettiğimiz kazanımlarımızı mahkemeye yeniden götüreceğiz.”

Yeniden ÇED olumlu kararının iptali için dava açacaklarını da duyuran Soyer, “Hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlar, ama çok şey var. O toplantıda ne yazıldığının bir önemi yok, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Yeni davayı daha çok kişiyle dava açacağız. Önünüze geldiği zaman davacı olacaksınız, hep birlikte daha kuvvetli bir mücadele vereceğiz. Dava süreci bizi bekliyor, mümkün olduğu kadar kalabalık olmamız gerekiyor. Bu memlekette haklı olmak yetmiyor, hakkınızı daha güçlü ifade etmeniz gerekiyor” diye konuştu.

‘DEVLET ÇEVREYİ KORUMUYOR’

Daha önce açılan davalara bakan Avukat Şehrazat Mercan da 10 yıldır bu konuda mücadele verdikleri anımsatarak, halkın yeniden bu davaya sahip çıkmasını istedi. Daha önce açılan davalarda, bölgedeki otellerin davalara müdahil olduğunu kaydeden Mercan, “Oteller turizmin olumsuz şekilde etkileneceğini söyledi. Bilirkişi de ‘Evet doğru söylüyorlar, turizmden olumsuz etkilenecek’ dedi. Anayasa’nın 56’ncı maddesi, ‘Çevreyi koruma hakkı eşit şekilde devletin ve yurttaşındır’ der. Devlet bizi korumuyor, çevreyi korumuyor. Devlet işletmeleri koruyor, onlara uygun kes-kopyala-yapıştır ÇED raporlarına izin veriyor. Bu raporların hepsi, aldığımız mahkeme raporları ile çürüdü. Bu mahkeme kararlarına, bilirkişi raporlarına sahip çıkmaya çağırıyorum. Bu raporlara rağmen yeni ÇED süreçlerini başlatanlarını şikayet etmeye çağırıyoruz. Gidecek yerimiz kalmadı, yaşadığımız yer ülkemiz, dünya, inanılmaz bir iştahla sömürülüyor. Ben bu kararları ve raporları hepimize emanet ediyorum, çok emek var burada” şeklinde konuştu.

‘CENNETİ CEHENNEME ÇEVİRMEK İSTİYORLAR’

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko ise ekolojinin ekonomiye feda edilemeyeceğini, Yarımada’nın bir cennet olduğunu, bu cenneti cehenneme çevirmek isteyenlere karşı yan yana mücadele etmeleri gerektiğini söyleyerek, “Bunu yaptığımız takdirde  burayı onlar için cehenneme çeviririz” dedi.

Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar da, “Yarımadayı kirletecek, ekolojiye zarar verecek böyle bir projeye izin vermeyeceğiz. Sizlerin de desteği ile sonuna kadar bu konuda mücadele edeceğiz. Bizler koylarımızda denizlerimizi kirletecek balık çiftlikleri istemiyoruz” diye konuştu.

‘DOĞAYA İHTİYACIMIZ VAR’

Mahalle sakinlerinden Medine Sungur, “Urla’da orkinos çiftliği istemiyoruz. Biz doğayı seviyoruz. Mandalina tarlalarına, denizimize sahip çıkıyoruz” sözleri ile projeye tepki gösterirken, Neşe Şener de, “Doğanın bize ihtiyacı yok ama bizim ona ihtiyacımız var. Doğayı koruma sorumluluğu da bize ait” dedi. İpek Bilek isimli vatandaş ise, “Davaları tekrar tekrar kazanıyoruz ama sonuç alamıyoruz. Savaşmak zorundayız” diye konuştu.

Toplantı yapamayan yetkililerin mahalleden ayrılmasının ardından, vatandaşlar da dağıldı.